CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Türkiye'nin önemli köprü ve otoyollarının özelleştirilmesiyle ilgili hazırlıkları belgeleriyle kamuoyuna duyurdu. Plan kapsamında, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve kamunun mülkiyetinde bulunan 7 otoyolun 25 yıllığına özelleştirilmesi öngörülüyor. Bu süreçte, teknik fizibilite çalışmaları için ABD-Kanadalı BTY Construction şirketine, özelleştirme yetkilendirmesi için ise İngiltere merkezli Ernst&Young şirketine görev verildiği belirtildi. Yavuzyılmaz, bu özelleştirmenin vatandaşlara yüksek geçiş ücretleri olarak döneceği konusunda uyarılarda bulundu.
Yavuzyılmaz, daha önce de gündeme getirdiği özelleştirme planına ilişkin yeni ayrıntıları paylaşarak, AKP iktidarının bu planı Amerikan basını Bloomberg aracılığıyla duyurmasının, toplumu bu duruma alıştırma ve rıza üretme amacı taşıdığını iddia etti. Özelleştirme hazırlıklarında İngiliz ve Amerikan şirketleriyle çalışılmasının, geçmişteki Yap-İşlet-Devret projelerinde olduğu gibi sözleşmelerin İngiliz mahkemelerine tabi kılınması ve geçiş ücretlerinin Amerikan doları üzerinden belirlenmesiyle paralellik gösterdiğini vurguladı.
Özelleştirilmesi planlanan köprülerin yapım maliyetlerinin vatandaşların vergileriyle yıllar önce karşılandığını belirten Yavuzyılmaz, 2024 verilerine göre köprülerin toplam gelirinin 117 milyon dolar, giderinin ise 5 milyon dolar olduğunu ve net kar oranının %96'ya ulaştığını açıkladı. Mevcut durumda köprü ücretlerinin 59 TL olduğunu ancak maliyetlerinin sadece 4 TL'lik bir geçiş ücretiyle karşılanabileceğini söyledi.
Planın hayata geçmesi durumunda geçiş ücretlerinin iki katına çıkacağı öngörülüyor. Mevcut yandaş şirket tarafından işletilen Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün 95 TL olan geçiş ücretiyle eşitleneceği ve ardından daha da artırılacağı ifade edildi. Yavuzyılmaz, bu özelleştirme planının, yaklaşan seçimler öncesinde kamu kaynaklarını tahsil etme amacı taşıdığını savunarak, 25 yıllık süreçte yaratılacak rantın yaklaşık 23 milyar dolar (1 trilyon liradan fazla) olacağını hesapladı. Bu durumun "vatana ihanet" olduğunu sert bir dille eleştirdi.