İran'ın son şahı Muhammed Rıza Pehlevi'nin oğlu Rıza Pehlevi, İran'daki rejim karşıtı protestolarla yeniden gündeme geldi. Sürgündeki veliaht prens, İran'da rejimin çökmesi durumunda geçici bir hükümete liderlik etmeye hazır olduğunu açıkladı. Kendisini monarşinin değil, demokratik bir geleceğin sembolü olarak tanımlayan Pehlevi, "babasının tamamlanmamış misyonunu" yerine getirmek istediğini belirtiyor.
Pehlevi, 1979 İslam Devrimi ile babasının tahtını kaybetmesinin ardından ABD'ye yerleşti. Genç yaşta savaş pilotluğu eğitimi almak üzere ABD'ye gönderilmiş ancak devrim nedeniyle eğitimini tamamlayamadı. Sürgün yıllarında siyaset bilimi eğitimi aldı ve sosyal medya aracılığıyla İran halkını gösterilere devam etmeye çağırdı.
2025 yılında İsrail'in İran'a düzenlediği hava saldırılarının ardından Paris'te bir basın toplantısı düzenleyen Pehlevi, rejim değişikliği durumunda 100 günlük bir geçiş planı hazırladığını duyurdu. Pehlevi, İsrail saldırıları konusunda ise sıradan İranlıların hedef alınmaması koşuluyla rejimi zayıflatacak her türlü eylemi desteklediğini ifade etti.
Pehlevi'nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı görüşme ve İsrail saldırılarına verdiği destek, bazı çevrelerce "İran'ı arkadan bıçaklamak" olarak yorumlandı. Destekçileri onu barışçıl değişimi savunan önemli bir muhalif figür olarak görürken, karşıtları yabancı desteğe fazla bağımlı olduğunu ve İran'daki gerçek desteğinin ölçülemeyeceğini savunuyor. Pehlevi, İran'ı özgür seçimlere, hukukun üstünlüğüne ve kadın haklarına götürmek istediğini, nihai kararın ise halk oylamasına bırakılması gerektiğini savunuyor.