Yılmaz Özdil, Suriye'deki gelişmeleri ve Türkiye'nin dış politikasını yorumlayarak, Hakan Fidan ve İbrahim Kalın'ın Suriye politikasında kilit rol oynadığını belirtti. Özdil'e göre, Fidan ve Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Suriye'de Esad yerine Şara'nın getirilmesi yönünde ikna etmiş ve ardından ABD yönetimini de bu fikre yanaştırmıştır. Bu stratejinin başarısı nedeniyle Hakan Fidan'ın madalya alabileceğini öne süren Özdil, son dönemde Fidan aleyhine yürütülen propaganda ve bakanlıktan alınması yönündeki çabaların bu gelişmelere karşı bir tepki olduğunu ifade etti.
Özdil, Suriye meselesinin kökenine inmek için Kapalıçarşı'yı ve ekonomik göstergeleri incelemek gerektiğini vurguladı. Altın fiyatlarındaki ani yükselişin, olası bir "hırgür"ün habercisi olduğunu ve bu durumun ekonomik istikrarsızlıkla bağlantılı olduğunu söyledi. Suriye'deki değişimleri "planlı bir NATO harekatı" olarak nitelendiren Özdil, bu harekatın inşa aşamasında büyük altyapı projelerinin hayata geçirileceğini ve bu sürecin Türkiye ile MİT Başkanı Hakan Fidan için bir kazanç olduğunu belirtti.
İsrail ile Türkiye arasında siyasi, askeri ve ticari anlaşmalar olduğunu savunan Özdil, Türkiye'nin İsrail ile çatışma ihtimalinin düşük olduğunu söyledi. Ayrıca, Türkiye'nin 2011'de Suriye konusunda yanlış bir karar aldığını ve bu durumun ülkenin başına bela açtığını ifade etti. Özdil, bu belanın Ahmet Davutoğlu tarafından yaratıldığını ve Türkiye'nin Suriye bataklığına sürüklenerek ekonomik sıkıntıya girdiğini iddia etti. Son olarak, Türkiye'nin mevcut kazanımlarının, 15 yıllık hatalı kararların döndürülmesiyle elde edildiğini ve bu süreçte ABD'nin önemli bir rol oynadığını belirtti.