Sovyetler Birliği, 1970'te Dünya'nın iç yapısını incelemek amacıyla kabuğun derinliklerine ulaşmayı hedefleyen bir sondaj projesi başlattı. Yıllar süren çalışmaların ardından rekor bir derinliğe ulaşıldı, ancak 1990'ların başında proje ani bir kararla durduruldu ve sondaj kuyusu kapatıldı. Projenin durdurulmasına dair en popüler internet söylentisi, deliğe indirilen mikrofonların yer altından çığlık benzeri sesler kaydettiği yönündeydi, ancak bilim insanları bu iddiayı defalarca yalanladı.
Sondajın gerçekte durdurulmasının nedeni, beklenenden çok daha yüksek sıcaklıklardı. Hesaplamalara göre 12 kilometre derinlikte yaklaşık 100 derece olması beklenen sıcaklığın, matkap ucundan gelen verilere göre 180 dereceye kadar çıktığı anlaşıldı. Bu aşırı sıcaklık, kayaçların sertliğini yitirip erimiş plastik benzeri bir hale gelmesine neden oluyor, matkap uçlarını kısa sürede işe yaramaz hale getiriyordu. Teknik olarak delme işleminin sürdürülemez olması, artan maliyetler ve bu fiziksel engeller projeyi sonlandırma kararına yol açtı.
Bu sondaj çalışmalarından elde edilen örnekler ise bilimsel açıdan önemli keşiflere yol açtı. Yaklaşık 7 kilometre derinlikte, yüksek sıcaklık ve basınca rağmen 2 milyar yıllık mikroskobik plankton fosilleri bulundu. Ayrıca, kayaların içinde hapsedilmiş suyun varlığı keşfedildi. Bu bulgu, yeraltı sularının derinliği ve kökeni hakkındaki mevcut teorilerin yeniden değerlendirilmesine neden oldu.