Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat depremlerinde 36 kişinin hayatını kaybettiği Adıyaman'daki Kanarya Apartmanı davasında verilen hapis cezalarının bozulmasını talep etti. Başsavcılık, iki sanık hakkında verilen cezaların dayanağı olan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu belirtti. Raporda, binanın "deprem yorgunluğu" ve yapısal zayıflıklarının yeterince bilimsel ve disiplinlerarası bir şekilde incelenmediği, metodolojik tutarlılıktan yoksun olduğu savunuldu.
Davada, fenni mesul ve proje müellifi Halil Bağcı'ya "bilinçli taksir" suçundan 15 yıl, kooperatif üyesi Şemsettin Gürsoy'a ise "basit taksir" suçundan 11 yıl 3 ay hapis cezası verilmişti. Bu kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay'a taşındı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tebliğnamesi, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'ne sunuldu ve son kararı bu daire verecek.
Tebliğnamede, Adıyaman'ın zemin özelliklerinin yanı sıra, Rusya'daki büyük depremlerde can kaybı yaşanmamasının nedenleri arasında yapıların hafif ve alçak inşa edilmesi gibi faktörlere dikkat çekildi. Ayrıca, 1995 öncesi yönetmeliklere göre yapılmış ve güçlendirilmemiş binaların "deprem yorgunluğuna" karşı daha savunmasız olduğu belirtildi. Binada proje dışı uygulamalar, kaçak katlar, doğal gaz tesisatı müdahaleleri, çatı katına eklenen güneş enerjisi sistemlerinin binanın statiğine etkisi gibi konuların yeterince araştırılmadığı vurgulandı.
Bilirkişi raporunda, donatı çeliğinin su yalıtımı eksikliğinde ciddi kesit kaybına uğrayabileceği gibi teknik detayların yeterince ele alınmadığı ifade edildi. Kolon-kiriş birleşim detayları, kısa kolon etkisi yaratan mimari uygulamalar, beton kalitesi, donatı uygunluğu, ek yükler ve inşa sürecindeki genel koşullar gibi hayati soruların kapsamlı bir şekilde yanıtlanması gerektiği halde, eksik ve denetime elverişsiz raporlara dayanarak ceza verildiği savunuldu. Bu nedenle, tebliğnamede, sanıkların savunmalarının temyiz istemlerinin kabulüyle, temyiz edilen hükmün bozulması talep edildi.